Asıl marifet kalbin secdesidir, azaların secdesinden amaç kalbi secdeye davettir. Bak, kalbin hiç secde ediyor mu?

Ne zaman okumak için elime bir kitap alsam tüm sıkıntılarım birazdan sona erecekmiş gibi gelir.

Büyük bir kayıp yaşamadan irfan bulunmaz, kibirden uzaklaşılmaz.

Ağrısı olan bağırır,sızısı olan inler.

Meşgulüm demek, işgale uğradım demektir!

Başkalarıyla arandaki mesafeyi boş ver de bak bakalım kendinle arandaki mesafe nicedir?

Aklı elde edememiş, aklın sınırlarını teftişe çıkmamış kimsenin, aklı terk edip kalbin peşine düşmesi, sanıldığı kadar kolay değildir, kolay ne kelime, mümkün bile değildir.

Bir varmış bir yokmuş. Masal gibi sanki. Hem lâ hem illâ imiş Hakikat. Önce yok demeyi bilmekmiş Edeb. Anladım bezm-i elestin sırrını. Benim ilk günahımmış illâ, Lâ benim son günahım!

Galiba ben kaybedenlerden çok kaybolanlardanım. Kaybettiğini ararken kaybolanlar vardır ya, onlardan.

Dünya insana kendini unutturur; insan kendisini fark ettiğinde ise dünyayı unutur. Çünkü insan nisyanla maluldür. Fakat umumiyetle kendisini unutur. Dünyaya dalar ve kendisini unuttuğu için başkalarına koşar.

Beni bende, seni sende bilmeye çalışıyorum, seni kazanırken bu sefer kendimi kaybediyorum.

Aşk almadan vermenin verdikçe yücelmenin yaşamak için vermeyi ibadet bilmenin adı değil mi?

Düşünürler, sanatçılar, insanın kalbine değenler; çıkar peşinde, iktidar peşinde olamazlar. Onların gücü aslında bu güç gösterilerinin zayıflığını görebilmelerindedir. Toplumu besleme güçleri de buradan gelir.

Tevbe etmek demek ayağa kalkmak demek; her düşüşünde yeniden ayağa kalkmak.

Çatışma bitmeyecek, çünkü dindarlar kadar günahkârlar da, dinciler kadar dinsizler de mükemmelci. Mükemmeliyetçi. Baksanıza, hiçbiri kusurlarımızı hoş görmüyor. Bizim kusurlarımızı. İnsanın kusurlarını. Karşıtlarının kusurunu. Sanki her biri bir tanrı. Mini minnacık. Etten kemikten yapılmış olduklarını unutan hatasız, kusursuz, eksiksiz birer tanrı. Tekemmül etmiş tanrıcıklar. Hem de her yerde. Seçilmeden önce, seçilirken, seçildikten sonra. Tanrıcıklar.

Suçun, o suçun işlenmesinden en çok zararı görenlerce tanımlanması haksızlıktır!

Ümit etmenin bir bedeli vardır, hayrı beklemenin, hayra ulaşmanın. Korkunun ümitle birlikte bulunmasının yararı da budur, ümit sahibi olabilmek için gerekli bedeli ödemek.

Sosyal Ağlarda Paylaşım

Bunları Okudunuz Mu?:

Sayfalar: 1 2

TokRes On Temmuz - 13 - 2013

Yorum Yaz



HAFTANIN SÖZÜ

Ben temiz bir kâğıt yaprağı değilim… Kafana göre üzerine bir şeyler yazabileceğin, şekil vereceğin, sıkıldığında buruşturup atabileceğin… Ben üzeri yazılmış, dolu bir kâğıt yaprağıyım… Daha önce şekillenmiş, çizilmiş, silinmiş, yeniden yazılmış... Agafya-Ertürk Akşun / Resimli Kitap Sözleri



HAFTANIN SAYFASI


Yedi Güzel Adam

Tatar Çölü-Dino B

İtalyan yazar Dino Buzzati Traverso’nun 1940 yılında yayımlanan orijinal adı ...

Zindan Adası-Dennis

Zindan Adası; Orijinal adı ''Shutter Island'' olan Amerikalı yazar Dennis ...

Öğretmen Olmak-Do

Doğan Cüceloğlu’nun ve İrfan Erdoğan’ın ‘’ Öğretmen Olmak- Bir Can'a ...

Onu Kendine Aşık E

Onu Kendine Aşık Et adlı kitabın bölümleri: Kısmet, Baştan Çıkarma- ...

Aşk Mutfağından Y

2002 Sait Faik Hikaye Armağanı ödüllü Yekta Kopan'ın ‘’Aşk Mutfağından ...